OZAN MAHMUT POLAT

Önemli Kişiler
Kullanıcı avatarı
NafizUtku
Site Admin
Mesajlar: 192
Kayıt: Pzt Eki 10, 2005 2:57 pm
Konum: Gödül Köyü, Kelkit / Londra, ingiltere
İletişim:

OZAN MAHMUT POLAT

Mesajgönderen NafizUtku » Sal Eki 17, 2006 12:32 pm

Gümüşhane ilinin Kelkit ilçesine bağlı Salördek köyünde 1959 yılında
dünyaya geldim. Aynı yıl ailecek Trabzon'a göçtük.Çocukluğum burada geçti.İlk okulu burada bitirdim. 1969 yılında İstanbul Pendik'e göçettik.
Halen burada ikamet etmekdeyim.Çocukluk yıllarımda müziğe ve edebiyata olan yeteneğimi keşfettim.İlk beste ve şiirimi yedi yaşlarında yazdım.İstanbul'da sanat çevresini genişletip,İstanbul radyosu sanatçılarına bağlama çalıp,türk folklorunu bütün bölgeleriyle icra ettim. İstanbul devlet konservatuvarı şan bölümünden ayrıldıktan sonra sanata profosyonel olarak atıldım.
1991 yılında çıkardığım bütün söz ve müzikleri bana ait olan ''Memleketim'' adlı kasetim büyük ilgi gördü. Şu an 6. kasetim olan ''Özlettiler'' adlı kasetimi çıkardım.Bir şiir kitabım basıma hazır.Bu güne kadar yüzlerce şiir ve besteye imza attım.İyi derecede bağlama icra edip türkü söylediğim için zamanla halk ozan mahlasını yakıştırarak yani ''Ozan Mahmut Polat'' olarak anılmaya başladım.Şu an Kültür Bakanlığı sanatçısı olarak sanat hayatıma halk konserleri,kurtuluş günleri festivallerine aktif katılarak devam etmekdeyim.Çeşitli dernek ve kuruluşlardan ödül ve plaketler, yılın kültür adamı gibi dereceler aldım.1999 ile 2002 yılları arasınla Kocaeli ilinin Körfez ilçesi belediyesinin kültür ve eğitim müdürlügünü yaptım
Kliplerim ve türkülerim ulusal radyo ve televizyon kanallarında gösterilip yayınlanmaktadır.Yaptığım türküler,yazdığım şiirler dilden dile düşerek mahalli sanatçılara ve şairlere ilham kaynağı olmaktadır.

Tel:0536 374 69 49 .


OZAN MAHMUT POLAT'TAN:

ÖZÜM KELKİT

Kolay değil bunca yıldır
Hasret çekip öze yandım
Son aldıgım mektup bıldır
Hasret çekip öze yandım
Yandım.. yandım...
Canım kelkit sana yandım

Ziganayım harşit im ben
Şiran torul kelkit im ben
Başım duman bir hoş um ben
Özüm kelkit sana yandım
Gümüşhanem sana yandım

Çiçegimi yolan eller
Ekmegimi çalan eller
Dost bagımda talan eller
Bir çift eyri söze gandım
Yandım yandım
Gözüm kelkit sana yandım

Ziganayım harşit im ben
Şiran torul kelkit im ben
Basım duman bir hoş um ben
Yüzüm kelkit sana yandım
Gümüşhanem sana yandım


MEMLEKETİM


Dertlerin dermanı şehirde sandım

Gurbetin kucağında hasrete yandım

Birazcık kazanınca meyledip kaldım

Özledim Kelkit'i Şiran'ı turnam


Kelkit'te bülbüller kuşlar ötmez mi?

Sütlügen kuşburnu yemlik bitmez mi?

Dağılmış ocağım duman tütmez mi?

Özledim Gümüşhane bağını turman


Geri dönün diye dökülen diller

Doğduğum evin yerin de yeller

Vatanımda bahar köyümde güller

Özledim Kelkit'i Köseyi turnam


Kelkit'te bülbüller kuşlar ötmez mi?

Sütlüğen kuşburnu yemlik bitmez mi?

Dağılmış ocağım duman tütmez mi?

Özledim Torul'u Kürtün'ü turman


EFSANE ŞEHİR

Ancak yiğit olabilenler yaşaya bilirdi oralarda

Yalçın dağlarına rüzgarlar çarpardı yüzeyden

Yürekleri engin sevdaları yüceden yüceydi

Gönülleri alçak olanlar tutunabilirdi oralarda

Birde çalmasaydı yoksulluk kapıyı


Yuvarlayıp koparmasaydı kuzeyden


Eteklerinde elma kuşburnu kokardı elleri


Sırtında şeleği yürürken hasreti konuşur dilleri


Erzurum da bar diyarbakırda halay

Trapzonda horon aydında zeybek

Gümüşhanem den eserdi cennet yelleri


Gözleri gümüş gibi parlardı esmer teninde

Yanık golotunu kıtlıyorken parlardı ağzında dişleri

Azıgını ahlatın dalına asardı

Orağı gülümserdi nasırlı ellerinde

Garıkları omuzunda gıcırdarken

Buz tutardı düşleri helkesinde

Eteklerinde elma kuşburnu kokardı elleri

Sırtında şeleği yürürken hasreti konuşur dilleri

Erzurum da bar diyarbakırda halay

Trapzonda horon aydında zeybek

Gümüşhanem den eserdi cennet yelleri



ANADOLUM

Yıkılmışta viran olmuş

Dağlarında çiçek solmuş

Benim sevdam harap olmuş

Anadolum anadolum



Hasret yakmış sevenini

Rüzgar sökmüş gevenini

Kimler bozmuş düzenini

Anadolum anadolum



Uzat elin gardaş bulsun

Düğün dernek toyum olsun

Polat sana ğurban olsun

Anadolum anadolum


CAN GÜMÜŞHANE

Karmı yağmış zigananın başına

Gurban olim topragına taşına

Ziganaya selam selam selam

Can gümüşhene Gümüşhane

Yiğitleri sevdalıdır

Can Gümüşhane Gümüşhane


Şiran çiçek Kelkit sevda ovası

Yiğitlerin gurbet olmuş yuvası

Tomaraya selam selam selam

Can gümüşhene Gümüşhane

Yiğitleri sevdalıdır

Can Gümüşhane Gümüşhane


Canım köse Torul derdin dermanı

Hasat biter çıkar horon fermanı

Gadırgaya selam selam selam

Can gümüşhene Gümüşhane

Yiğitleri sevdalıdır

Can Gümüşhane Gümüşhane



ZALİM

Milenyum çagı geldi uyandı haçlı ruhu

Yaşlı kadın demeden carmıha gerdi zalim

Neme lazım müslümanda canı tatlı yaşıyor

Aliye zülfükara kurşunu sıktı zalim



Basımıza çuval soktu bagladı elimizi

Bebegi beşikte boğdu dagladı gözümüzü

Cami avlusunda vurdu cignedi yüzümüzü

Coluk çocuk demeden bombayı attı zalim



Kalk ta bak kılıc aslan vuruştun,da ne oldu

İslam topraklarına puşlar coniler doldu

Ar namus zebil şimdi nene hatunum soldu

Hanifi türbesine mermiyi sıktı zalim



Dünya dünya olalı görmedi böyle zulüm

Medinede huzur yok aglıyor şimdi gülüm

Kerkük Musul felluçe yanlara düştü dalım

Irak iran Suriye sıra kimde be zalim



Allahım inayet ver uyansın Müslümanlar

Yanıyor orta dogu yükseliyor dumanlar

Neye yarar demeçler yere düştü kuranlar

Topuyla tüfegiyle camimi yıktı zalim



ÇİÇEK BİZİM ELLERDE


Yiğit bizim ellerde

Hasretiyle dağı delen

Sevda bizim ellerde

Gel sevelim dost sevelim,sevelim



Çiçek bizim ellerde

Yiğit bizim ellerde

Hilal doğar yıldız doğar

Dua bizim ellerde



Gurbet elde olduk zayi

Boşa akma Kelkit çayı

Bibi emmi teyze dayı

Atam bizim ellerde

Gel dönelim dost dönelim,dönelim



Çiçek bizim ellerde

Yiğit bizim ellerde

Hilal doğar yıldız doğar

Dua bizim ellerde



Kan ağlıyor yürek her gün

Sensiz hayat biter bir gün

Kara gurbet için son gün

Dönek bizim ellere

Yar bilelim dost bilelim,bilelim



Çiçek bizim ellerde

Yiğit bizim ellerde

Hilal doğar yıldız doğar

Dua bizim ellerde




EMİCE

Haniya kelkit'ten gitmeyecektik


Niye bırakıpta gittin emice


Gurbet'te eriyip yitmeyecektik


Niye bırakıpta gittin emice



Davarı yaylaya yaylayacaktık


Kekligi beraber avlayacaktık


Harmanda beraber oynayacaktık


Niye bırakıpta gittin emice



Yuvanı kelkitte kuramadın mi


İşini kelkitte bulamadın mı


Daglara taşlara tutunamadınmı


Niye bırakıpta gittin emice



Hasreti gönlümde tüten yıllara


Beyazı saçıma eken yıllara


Acırım kelkitsiz gecen yıllara


Niye bırakıpta gittin emice




KELKIT OVASINDA

Kelkit ovasinda bir gül olsaydim

Yapraga sarilip hasret çekmezdim

Dört mevsim yasayip sonra solsaydim

Topraga karilip hasret çekmezdim...


Harmana serseydim esmer tenimi

Tirpanda seyretseydim Murat emmimi

Davara verseydim kuşluk yemini

Samana darilip hasret çekmezdim...



Gara gız salınır şimdi paharda


Anamın göz nuru galdı duvarda


Ho deyip malları sürsem baharda


Samana sarılıp hasret çekmezdim



Ucu göle dogru damin,meregin

Arustaga yakin tandurun,teregin

Soframdaki kelemin,hingelin, böregin

Düsüne kapilip hasret çekmezdim...


KELKİTLİM

Ay çeyreli fidan boylum


Sana gurban can kelkitlim


Yar peçenek asil soylum


Sana gurban can kelkitlim



Hasretteyim nazlı vatan


Sürebilsem son kez kotan


Yüregimde nöbet tutan


Sana gurban can kelkitlim



Her dem hayalini kuran


Gurbetintir beni vuran


Cigerimde buram buram


Sana gurban can kelkitlim



Web Sayfası : http://www.mahmutpolat.net

“İz Bırakanlar” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir